YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1715
KARAR NO : 2009/11994
KARAR TARİHİ : 17.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 18.04.2008
Nosu : 306-264
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili , davalı banka tarafından müvekkili ve diğer takip borçluları aleyhine İzmir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/10157 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, bu takibin dayanağı olan 02.04.2004 ve 09.05.2003 tarihli kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının olmadığını belirterek, müvekkilinin bu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının dava dışı… Lt.Şti. firmasının asıl borçlu olduğu 30.01.2004 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesi’ni kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşmede davacının, asıl borçlunun doğmuş ve doğacak bütün borçlarından sorumlu olduğuna dair şartı da kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan ilk bilirkişi raporu doğrultusunda davacının İzmir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/10157 E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde 17.136,16.YTL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu 30.01.2004 tarihli Genel Kredi Taahhütnamesi’nin 39.maddesinde imzalanan kredi taahhütnamesi hükümlerinin, daha önce ve daha sonra imzalanarak bankaya verilen ve verilecek genel ve özel nitelikteki tüm taahhütname, sözleşme ve taahhütname ekleri için de aynen geçerli olduğunun müteselsil kefiller tarafından kabul ve taahhüt edildiği hükme bağlanmıştır. Buna göre davacı kefilin doğmuş ve doğacak borçlara kefil olduğunun ve bu taahhütname tarihinden önce doğmuş olan … plakalı araca ilişkin taşıt kredisinden de kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olmak üzere sorumlu bulunduğu gözetilerek, mahkemece deliller bu yönde değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.