Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1858 E. 2009/2614 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1858
KARAR NO : 2009/2614
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

Mahkemesi : Ankara 6. İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili müvekkilinin dava dışı borçlu şirketin maliki olduğu taşınmaz üzerinde tesis edilen anapara ipoteğinden dolayı alacaklı olduğunu, taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu gerekçesiyle asıl alacak kadar pay isabet ettirildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiğini, akit tablosunda kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarının bulunmadığını, taşınmasın ihalesi sırasında hazır bulunan davacı vekilinin ihalenin feshini istememekle bu miktar kadar rüçhanlı alacağı bulunduğunu kabul ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince akit tablosunda önceki bir borcun ortadan kaldırılması ve yeni ödeme şeklinin taraflarca belirleneceği iradesinin bulunduğu, ipotek kaydının silinmesi için yapılan başvurunun mahkemece reddedildiği ve üçüncü kişinin borcu için tesis edilen ipoteğin üst sınır kadar teminat sağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanca dayanılan ipoteğin akit tablosunda belli bir tutara kadar doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği değil, açıkça belirtilmiş ve miktarı gösterilmiş çeklerin bedellerine karşılık tesis edildiği yazılı olduğundan bu ipoteğin üst sınır (limit=maksimal) ipotek olmayıp, anapara (karz) ipoteği olduğu tartışmasızdır. Öte yandan davacı yanca İstanbul 8. Ticaret Mahkemesi’nde açılan 2000/669-490 E.K. sayılı davada talep, asıl borcun 80.000,-TL olduğu iddiasına dayalı ipotek tescilinin düzeltilmesi istemine ilişkin olduğundan, bunun reddedilmesinin ipoteğin türüne etkili bulunmadığı tartışmasızdır.
Bu durumda mahkemece ipoteğin tesisi tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanun-u Medenîsinin 790 ncı maddesinde sayılı fer’ilerin davacı yararına isabet ettirilmesi suretiyle sıra cetveli üzerinde düzeltme yapmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.