YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2054
KARAR NO : 2009/10091
KARAR TARİHİ : 04.11.2009
Mahkemesi :Adana 1.İcra Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikâyet şikâyetçi bankanın Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesi yollamasıyla 136 ncı maddesine tâbi olduğu ve bu nedenle İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ncı maddesi uyarınca sıra cetvelinde üçüncü sıraya kaydı gerektiği noktasındadır.
Aleyhine şikâyet olunan banka vekili aynı yasal düzenlemenin müvekkili banka için de uygulandığını, talebin kabulü halinde muvazaadan âri haklarının zarar göreceğini ve şikâyetçinin imtiyazının müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek şikâyetin reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince şikâyetçi bankanın tasarrufunun TMSF kapsamında olduğu ve Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesinin atfından yararlandığı, aleyhine şikâyet olunan bankanın ise fon bankası olmadığı ve birinci sırada yer almasının yasaya uymadığı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm aleyhine şikâyet olunan banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasfiye Halinde T. Emlak Bankası AŞ. 4603 sayılı Kanun’a tâbi bankalardandır ve bu yasanın 3 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca oluşturulmuş bir kurulca tasfiye edilmektedir. Bir diğer ifade ile banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nca el konulmuş ya da yönetim ve denetimi devralınmış bankalardan değildir.
Diğer yandan hem maddedeki açık belirlemeye göre şikâyet eden banka ve hem de maddede gösterilen sermaye, idare ve temsil şartlarını taşıdığından aleyhine şikâyet olunan banka 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesindeki ayrıcalıklardan yararlanma hakkına sahiptir. Ancak anılan maddenin uygulanması başka bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan âri hakları aleyhine sonuç doğurmama şartına bağlanmıştır. Bu durumda sıra cetvelinin haciz tarihleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir (İİK.m.100, 140; 6183 s. AATUHK.m.69).
İptali istenen sıra cetvelinde bu yönün gözetildiği ve icra dairesince usulüne uygun sıralama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan durum karşısında İcra Mahkemesinin gerek bankaların statüsünün belirlenmesinde, gerek Bankacılık Kanunu’nun Geçici 13 üncü maddesinin şartlarının değerlendirilmesinde ve gerek kural olarak iflas sıra cetvellerinde uygulanma kabiliyeti bulunan İcra ve İflas Kanunu’nun 206 ncı maddesindeki sıralamadan bahisle cetvelin iptaline karar vermesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 04.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.