Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2413 E. 2009/11604 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2413
KARAR NO : 2009/11604
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 09.10.2008
Nosu : 10-268

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, haciz tehdidi ve zorlama altında müvekkilinin 1.600.-YTL.ödeme yapmak zorunda kaldığını, takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, herhangi bir borcu da bulunmadığını, davalının kötüniyetle sadece davacı hakkında icra takibi yaptığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile yapılan 1.600.-YTL.ödemenin faizi ile birlikte istirdadına ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, kredi müşterisi dava dışı … Oto.san.ve Tic.Ltd.Şti.nin davaya konu senet de dahil olmak üzere 15 adet senedi bankaya teminat olarak verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yasal yollara başvurulduğunu, davacı vekilinin 28.09.2007 tarihinde bankaya yazı yazarak temerrüt faizi, vergi vb.nin tahakkuk ettirilmemesi halinde borcunu 6 ayda ödeyeceğini bildirdiğini, yani haciz tehdidi ve zorlama olmadığını, davacının bankaya hitaben yazdığı 19.09.2007 tarihli dilekçe ile borcu kabul ettiğini, imzaya itirazın M.K.md.2’ye aykırı olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporuna göre takip ve dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının anlaşılması ve davalının icra takibine girişmekte haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı saptanmış ise de, davacının icra dosyasında borcu kabul beyanı bulunduğundan mahkemece, bu beyanın davaya etkisi üzerinde durulup, tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.