Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2421 E. 2009/8907 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2421
KARAR NO : 2009/8907
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ile vek.Av….gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkilinin 27.04.2004 tarihinde davalıya ait 34 TMG 27 plakalı aracı 90.000,-TL’ye satın aldığını, bunun 60.000,-TL’lik kısmını nakden geri kalanı ise üç adet çek ile ödediğini; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının aracın devrinden kaçınması halinde 100.000,-TL ceza ödeyeceğini; davalının aracın devrini yapmadığını, buna karşılık müvekkilinin adına bankaya 50.000,-TL yatırdığını ve kendisini üçüncü bir kişiye muvazaalı biçimde borçlandırdığını, üçüncü kişinin davalı aleyhine giriştiği takipte aracın haczedildiğini ve davalıya teslim edildiğini; müvekkilinin bu aracı satın alabilmek için gereken parayı sağlamak amacıyla evini rayicinden düşük bedelle satmak zorunda kaldığını ileri sürerek 40.000,-TL bakiye alacağın, 100.000,-TL cezai şartın ve 12.500,-TL evin düşük bedelle satışından dolayı uğranılan zarar tutarı toplamı 152.500,-TL’nin 11.06.2004 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafların harici satım konusunda anlaştığını ancak çeklerin vadeli olduğunun görülmesi üzerine, sözleşmenin hemen akabinde karşılıklı anlaşma ile bundan dönüldüğünü; 50.000,-TL’nin davacı adına bankaya yatırıldığını, bakiye nakit ile çeklerin üçüncü kişi ……,’a bırakıldığını ve davacının da bunları teslim aldığını; cezai şartın 10.000,-TL. olduğunu, yazım hatası yapıldığını; noterde yapılmayan sözleşmenin geçerli olmadığını, satış bedelini geri alan davacının cezai şart da isteyemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesine göre noterden yapılmayan motorlu araç satımlarının geçerli olmadığı, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların aldıklarını geri vermeleri gerektiği ve somut olayda bu olgunun gerçekleştiği, şeklen geçersiz olan sözleşme ile konulan ceza şartının da geçersiz olduğu ve ev bedeline ilişkin zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.