YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2501
KARAR NO : 2009/9396
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek. Av. …ile davalı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin Marmaris İlçesi İçmeler Beldesi’nde minibüs işlettiğini, 07.10.2005 tarihinde davalının oğlu ile müvekkilinin kardeşi arasında çıkan tartışmanın büyümesi sonucunda davalının oğlu …’ın bıçakla yaralandığını, 13.10.2005 günü restaurantta oturan müvekkilinin yanına gelen iki kişinin hastaneye gidip …’dan özür dilemesini istediğini, hastanede …’ın odasına giren müvekkilinin boğazına bıçak dayayıp boş senede imza atılmasının sağlandığını, çok korkan müvekkilinin hemen polise başvurmadığını, daha sonra davalının senedin yırtıldığını beyan etmesi üzerine olayı hiçbir yere haber vermediğini, daha sonra davalının 700.000 TLbedelli bir senede dayanarak müvekkili aleyhine takibe geçtiğini, aralarında husumet bulunan davalıdan yaralama olayından 3 gün sonra 700.000 TL nakden alınmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında böyle bir para alışverişi olup olmadığına ilişkin banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini, davalının yaptığı iş ve beyan ettiği kazancın senet bedeli kadar parayı nakden vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek takip konusu senedin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, senetteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul eden davacının senede karşı tüm iddialarını yazılı delille ispat edebileceğini, davacının maddi durumu iyi olan müvekkilinden borç para istediğini, senedin zorla alındığına ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre senedin tehditle imzalatıldığının her türlü delille ispat edilebileceği, davacı tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, delil olarak gösterilen ceza dosyası ve soruşturma dosyalarında senedin zorla imzalattırıldığına ilişkin ikrar veya delil bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraflar arasında yaralama nedeniyle ceza davası açıldığını, aralarında husumet bulunan kişinin olaydan 3 gün sonra 700.000 TL nakit parayı borç verip senet almasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Davacı ve davalının ve yakınlarının karıştığı olaylar nedeniyle Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/408 sayılı dosyasında ve Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/219 sayılı dosyasında ceza davalarının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı HUMK.’nun 230. ve devamı maddeleri hükümlerine göre isticvap ettirilerek ceza davasına konu olaylar ve senedin veriliş nedeni açıklığa kavuşturularak bir karar verilmesi gerekir. Bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi senet ve icra takip dosyası getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.