Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2505 E. 2010/247 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2505
KARAR NO : 2010/247
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, faturalar içeriğindeki mallar müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de; bakiye borcun ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kısmen kabulüyle itirazın kısmen iptaline, takibin 23.168.06 YTL asıl alacak üzerinden devamına, anılan tutara takip tarihinden itibaren %25’i aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davacının işlemiş faiz ve ayrıca tarafların koşulları oluşmayan tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının takipten sonra bir takım ödemeler yaptığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu ödemelerden bir kısmı davadan önce bir kısmı ise davadan sonra gerçekleşmiştir.Davadan sonra yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına ilişkin yerel mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamakta ise de; davadan önce yapılmış ödemelerin de infazda nazara alınacağı yönündeki yerel mahkeme kararı isabetsizdir. Zira dava tarihinden önce yapılmış ödemeler yönünden uyuşmazlık sona erdiğinden o ödemelerle ilgili olarak dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık alım-satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup alacak likit (bilinebilir, belirlenebilir, hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İİK’nun 67/2.maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentteki sebeplerle davalı yararına (3) nolu bentteki nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.