Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2695 E. 2009/4709 K. 21.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2695
KARAR NO : 2009/4709
KARAR TARİHİ : 21.05.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, davanın niteliği itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin 69.230 Dolar borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında takibin 68.862 Dolar üzerinden devamına karar verildiğini, kesinleşmiş kararın icra dosyasına sunulduğunu, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili amacıyla davalıya icra emri gönderildiğini, davalının ödeme yapmadığını, daha sonra takip yolunun iflasa çevrildiğini, davalının takibe itiraz etmediğini ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin borçlarını ödemede güçlük çektiğini, Kırgısiztan’da aldığı işle ilgili alacaklarının ödenmediğini, ICC’de açılan alacak davası sonuçlandığında borçlarını ödeyebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının önce icra emri daha sonra ödeme emri tebliğ edildiği halde borcunu ödemediği, ilama bağlı alacağı ödemeyen davalının yeterli mal varlığı bulunmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2004/5034 sayılı dosyasından haciz yoluyla ilamsız takibe geçmiş, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında takibin 68.862 Dolar üzerinden devamına karar verilmiş, alacaklı vekili kararı icra dosyasına 11.01.2008 tarihinde sunmuş ve yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden borçluya icra emri gönderilmesini istemiştir. Alacaklı vekili 26.08.2008 tarihinde itirazın iptali davasında karar altına alınan alacak ve icra emrine konu alacağın toplamı üzerinden takip yolunun iflasa çevrilmesini talep etmiş, borçluya örnek No:11 iflas ödeme emri gönderilmiş, borçlu ödeme emrine itiraz etmemiştir. Bu ödeme emrine dayanarak iflas davası açıldığına göre ortada takipli iflas yolu mevcut olup, iflas davasının İİK’ nun 156 ve devamı maddeleri uyarınca görülmesi gerekir. Davalı borçluya İİK’ nun 158.maddesi uyarınca depo emri tebliğ edilmeden iflasa karar verilmesi, anılan hükme aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.