YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2746
KARAR NO : 2009/9569
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin aleyhlerine çeke dayalı olarak 2004/7299 esas sayılı icra takibi yaptığını, söz konusu çeklerin satın alınacak mal bedeline karşılık dava dışı…. Şti.’ne verildiğini, adı geçen şirketin malları teslim etmediğini, davalının factoring şirketi olması nedeniyle takip konusu çeklerin meşru hamili olmadığını, çünkü davalı ile aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava konusu çeklerin ciro yolu ile hamili olduklarını, davacı ile dava dışı…. Şti. arasındaki akdi ilişkinin kendilerini ilgilendirmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığı ve davalının faktoring şirketi olup, çeklerin verilmesinin dayanağı olan malların davacıya teslim edilmediğinin anlaşıldığı ve davalının meşru hamil olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2. maddesindeki ” birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak factoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları
satın alamazlar ve tahsilini üstlenemezler”. Hükmü karşısında dava konusu temlik alınan çeklerin,fatura ve benzeri belgelerle tevsik edildiğinin kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 19.10.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
-KARŞI OY YAZISI-
Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluş ve faaliyet esaslarını gösteren 10 Ekim 2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin 22/2. maddesinin sözleşmenin tarafları bakımından ileri sürülmesi gereken bir def’i olup, sözleşme tarafı olmayan 3. şahıs niteliğinde ve somut olayda çek keşide eden davacının kullanabileceği bir savunma aracı, kabule göre de bir mutlak def’i sayılamayacağı, aksi halin kabulü durumunda ise keşidecinin sebepsiz zenginleşeceği göz önüne alınmadan değerlendirme yapılmasına ve hükmün bu nedenle onanmasına karşı oyumdur.