Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2902 E. 2010/284 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2902
KARAR NO : 2010/284
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, kredi kartı sözleşmesinin garantörü olan davalının kredi kartı borcunun tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede kefalet limiti bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının sözleşmede garanti eden sıfatıyla imzasının bulunduğu, ancak kredi kartı borcundan dolayı garanti edenin sorumluluğunun Yargıtay kararlarına göre kefaletin koşullarına tabi olduğu, sözleşmede limit olmaması nedeniyle B.K.nun 484. maddesi uyarınca kefaletin geçerli olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece sözleşmede kefalet limitinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı icra takip dosyasında yaptığı itirazında; sözleşme limitinin 250.00. TL olduğunu belirterek, bu miktarı icra dosyasına yatırmış olup, bakiye borç için takibin durdurulmasını talep etmiştir. Bu nedenle mahkemenin, kefaletin geçerli olmadığına ilişkin gerekçesi doğru değil ise de kefilin kefalet limitini aşan borçtan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. Bu nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438, son hükmü uyarınca sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenden dolayı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenden dolayı kararın gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.1.2010 tarihinde karar verilmiştir.