Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2960 E. 2009/9648 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2960
KARAR NO : 2009/9648
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalının maliki olduğu taşınmazları üzerindeki benzin istasyonu ile birlikte 2.050.000.00 TL’ye satın aldığını, 13.04.2004 tarihinde davalıya 1.000.000.00 YTL’nin nakden ödendiğini, aynı tarihli protokol ile davalının 13.04.2004 tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde taşınmazdaki kiracıyı tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, ancak davalının kiracıyı tahliye etmediğini, tahliyeyi sağlamak için davacının davalı namına bedeller ödemek zorunda kaldığı gibi kâr kaybına da uğranıldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı tutularak geç teslimden doğan işletme zararı ile davalı namına yapılan ödemeler toplamı olan 273.573.00 TL’nin 29.04.2007 temerrüt tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki protokolün satıştan sonra düzenlendiğini, bu nedenle taahhüdün imkansız olması nedeniyle geçersiz olduğu gibi istemlerin de yersiz olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının taşınmazlarını davacıya sattığı, ve taşınmazları 20.04.2004 tarihinde tahliye ederek davacıya teslimini taahhüt ettiği, ancak bu taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle davacının davalıdan; geç teslimden kaynaklanan ve kâr kaybından oluşan bedeli, davalının tahliye taahhüdü nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı kur farkından kaynaklanan zararı, davalı yanca kiracıdan kira bedeli alındığı döneme ilişkin kira bedeli ile davalının kiralananı kullandırdığından ve davalının yükümlülüğünde olan ecrimisil bedelini davalıdan talep edebileceği gibi alım satımdan kaynaklanan davalıca ödenmesi gereken bedeli isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 79.529.79 TL’nin 29.04.2007 olan temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 13.04.2004 tarihinde düzenlenen protokol ile davalı-satıcı taşınmazda bulunan kiracının taşınmazı (7) gün içinde tahliye edeceğini taahhüt etmiştir. Ancak anılan protokolde bu taahhüdün gerçekleşmemesi halinde ne gibi bir müeyyidenin uygulanacağı belirlenmemiş ve ayrıca davacı-alıcının tahliyeyi gerçekleştirmek için kiracıya ödemede bulunması halinde bunun satış bedelinden mahsup edileceği yolunda bir düzenleme de bulunmamaktadır. Davacı-alıcı ile kiracı arasında düzenlenen ve davalı-satıcı imzasının bulunmadığı 10.05.2004 tarihli protokole göre yapılan ödemelerin davacı zararı olarak da tazmini(satıcı-davalı tarafından alıcı-davacıya bu konuda yetki de verilmediğinden) düşünülemez. Davacı-alıcı geç tesliminden kaynaklanan işletme ve taşınmazla ilgili zararlarını talep edebilir.
O halde, davacının geç tesliminden kaynaklanan kâr kaybından oluşan zararın tazminine karar verildiğinden ayrıca kira bedelinin tazminine hükmolunamayacağı gibi davacının tarafına iade edilen parayı ihtirazi kayıtsız alması,davalının da bundan doğacak zararı tazmini taahhüdüne rastlanmadığından kur farkından doğan zararını ve ayrıca taşınmazda kiracı olan Hamza Gündüz’ün işgali altında bulunan Hazineye ait taşınmaz için ödeme yükümünde olduğu ve işgalci olarak Hamza Gündüz adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin de davalı-satıcıdan talep edilemeyeceği gözden kaçırılarak bu kalem istemlerden de davalıyı sorumlu tutar şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.