YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2964
KARAR NO : 2010/991
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’ya 08.08.2003 tanzim tarihli 2.965.00 YTL bedelli bono verdiğini bono bedelini gecikmeli olarak ödemesine rağmen bonoyu geri alamadığını daha sonra adı geçen davalının bonodan dolayı 600.000.000.TL daha alacaklı olduğu iddiasıyla senedin tamamı üzerinden müvekkili hakkında takibe geçip, daha sonra bu alacağını diğer davalıya temlik ettiğini, oysa ki davalı …’nın avukatına verdiği vekaletnamede temlik yetkisinin bulunmadığını, ayrıca bu davalının İcra Müdürlüğüne verdiği dilekçede ve Cumhuriyet Savcılığınca alınan ifadesinde 600.000.000.TL alacaklı olduğunu kabul etmesine rağmen senet bedelinin tamamı ödenmemiş gibi işlem yapıldığını, her iki davalının da kötü niyetli olduğunu öne sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, duruşma sırasında dava dilekçesinde öne sürülen hususların doğru olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip dayanağı bononun alacaklısı olan davalı …’nın Cumhuriyet Savcılığına verdiği, 19.03.2007 tarihli ifadesinde senetten dolayı davacıdan 600.00 YTL alacağı kaldığını ancak avukatının senedin tamamı üzerinden takibe geçtiğini daha sonra bu bedelin diğer davalı … ve dava dışı … tarafından kendisine ödenmesi üzerine avukatının icra dosyasındaki alacağını davalı …’ya temlik ettiğini, bu nedenle davacıdan herhangi bir alacağı kalmadığını ifade etmesi karşısında davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı … Antalya Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği 19.03.2007 tarihli ifadesinde özetle dava konusu senet nedeniyle davacıdan olan alacağının “600 YTL” olduğunu bu miktarın kendisine diğer davalı … ve akrabası olan dava dışı bir şahıs tarafından ödendiği için alacağını diğer davalı …’ya temlik ettiğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı …’nın bu ifadesinin hükmü temyiz eden diğer davalı … tarafından bilinip bilinmediği araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde davalı … hakkındaki davaya ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.