YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3089
KARAR NO : 2010/498
KARAR TARİHİ : 25.01.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalının haksız ve kötüniyetli olarak henüz kesinleşmemiş bulunan Asliye Hukuk Mahkemesindeki inkar tazminatı yönünden takibe giriştiğini, oysa Asliye Hukuk Mahkemesi kararını bozan Dairenin maddi hata yaptığını, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminat hükmüne ait yanlışlığı fırsat bilerek, davalının icra takibine geçtiğini, sonradan maddi hatanın Yargıtay’ca da tavzih yoluyla düzeltildiğini ileri sürerek,takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk bozma ilamında bile davacı … aleyhine tazminata hükmedilemeyeceği belirtildiği için açılan takibin haksız olduğunu ve olumsuz tespit davalarında ilam kesinleşmeden %40 tazminatın icraya konulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Köyceğiz İcra Müdürlüğünün 2007/189 sayılı dosyasında borçlu olarak aleyhine icra takibi yapılan …’ın 18.972.55 TL borçlu olmadığının tespitine, takip konusu miktar üzerinden %40 tazminatın davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının daha önce girişmiş olduğu icra takibinde dayandığı mahkeme kararının sonradan Yargıtay’ca bozularak hükmedilen tazminatın kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle takipteki haciz talebinden vazgeçmesi karşısında, somut olay bakımından davalının takibinde kötüniyetli kabul edilemeyeceği gözetilmeden tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.