Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3102 E. 2009/3182 K. 15.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3102
KARAR NO : 2009/3182
KARAR TARİHİ : 15.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Ankara 8.İcra Müdürlüğü tarafından 2004/4708 E.sayılı dosyada düzenlenen sıra cetvelinde taşınmaz kaydına haczin işlendiği tarihin yanlış yazıldığını, bunun düzeltilmesi halinde sıra cetvelinde 2.sıraya geleceğini, ayrıca 1.sırada olan alacaklının alacağının muvazaalı olduğunu belirterek ona ayrılan payın müvekkiline tahsis edilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sıra cetvelinde davacının haczinin doğru bir şekilde haczin yenilenme tarihi olarak gösterildiğini, müvekkil alacağının protokole dayandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, dosyada haciz vesikası olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ispat yükü kendisine düşen davalıların her zaman düzenlenmesi mümkün adi yazılı protokol dışında alacaklarını kanıtlayacak belge sunamadıkları, protokolün ticari defterlere işlenmediği belirtilerek davanın kabulüne,yeniden sıra cetveli yapılmasına karar verilmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı hükmü temyiz etmişlerdir.
İcra ve İflas Kanununun 142’nci maddesine göre alacağın esas ve miktarına ilişkin davaların genel mahkemede, sadece sıraya dair şikayetlerin ise icra mahkemesinde incelenip karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olaydaki davacı, sıra cetvelindeki 1. sırada yer alan alacağın gerçek olmadığını ve müvekkilinin sıra cetvelinin 2. sırasında yazılı olması gerekirken 9. sırada yazıldığını belirterek hem alacağın esas ve miktarına hem de sıraya itirazda bulunmuştur. Bu durumda mahkeme, davacının her iki iddiasını da aşağıda açıklanan kanunda öngörülen usullere göre inceleyip sonuçlandırmakla görevlidir:
1) Davacı vekilinin, sıra cetvelinin 1. sırasında kayıtlı alacağın gerçek olmadığı iddiası, alacağın esas ve miktarına ilişkin olup, davanın kabulü hâlinde sıra cetvelinin iptaline ya da davanın taraflarının sırasının değiştirilmesine karar verilmesi mümkün değildir. Sadece sıra cetvelinde davalıya ayrılan satış bedelinin davacıya ödenmesine, kalan paranın ise davalıya ödenmesine karar verilebilir. Mahkemece bu esaslara uygun olarak hüküm kurulması gerekirken, yeniden düzenlenmek üzere sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2)Davacı vekilinin müvekkilinin sıra cetvelinde 2’nci sırada olması gerekirken 9’uncu sırada yazıldığı yönündeki iddiası ise sıra cetveline şikâyet niteliğindedir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 142,I hükmüne göre, Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.” İcra ve İflâs Kanunu’nun 142,I hükmünde yer alan “alakadarlar” ifadesi, kural olarak şikâyet eden alacaklıdan sıra itibarıyla önce olan alacaklıları ifade eder. Bu nedenle sıra cetveline şikâyet hâlinde husumetin sadece 1’inci sıradaki alacaklıya değil, şikâyet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan alacaklılara yöneltilmesi gerekir. Ayrıca, 17/07/2003 T. ve 4949 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesiyle yeniden düzenlenen İcra ve İflâs Kanunu’nun 18,III maddesine göre, “Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.” Kanunda açıklık bulunmayan hâllerde, duruşma yapılıp yapılmayacağı hâkimin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp, hâlin icabına göre değerlendirilmesi gereken bir takdir hakkıdır. Sıra cetveline karşı şikâyette bulunulması hâlinde bu takdir hakkının duruşma yapılarak kullanılması kanunun amacına uygun düşer. Mahkemenin takdirine göre duruşma açılmasının gerekli görüldüğü hâllerde ilgililerin duruşmaya çağrılması yasal bir gerekliliktir. Bu nedenle sıraya yönelik itiraz hakkında mahkemece yapılacak iş, sıra cetvelinde davacının sırasına göre daha üstte yer alan tüm alacaklıları usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edip, tüm deliller toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 15.4.2009 günü oybirliği ile karar verildi.