Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3154 E. 2009/5860 K. 17.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3154
KARAR NO : 2009/5860
KARAR TARİHİ : 17.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili ile dava dışı borçlu … … arasında çeşitli davaların devam ettiğini, adı geçenin müvekkili aleyhinde Ankara 3. icra Dairesi’nin 2007/12851 sayılı dosyası ile takip yaptığını ve dosya borcunun yatırıldığını; öte yandan müvekkilinin alacağı için borçlu hakkında … 6. icra Dairesi’nin 2002/16591 ve 2002/15592 sayılı takip dosyalarının derdest olduğunu ve itirazın iptali davası sonrasında borçlunun alacaklı konumunda bulunduğu yukarıda sayısı belirtilen dosya alacağı üzerine haciz konulduğunu; para üzerinde birden çok haciz bulunması nedeniyle Ankara 3. icra Dairesi’nin sıra cetveli düzenleyerek parayı davalının dosyasına isabet ettirdiğini; oysa davalının alacağının mal kaçırmaya yönelik olarak ve muvazaa ile oluşturulduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, dava dışı borçlu … …’ün vekili olduğunu, davacı ile borçlu arasında toplam değeri 2.000.000,-TL.ye varan davaların devam ettiğini, bu davalar nedeniyle tahakkuk eden vekalet ücreti alacağının tahsili için takibe giriştiğini ve haciz tarihinin önce olması nedeniyle, paranın kendisine verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan deliilere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının alacaklı konumunda bulunduğu Ankara 3. icra Dairesi’nin 2007/11384 sayılı takip dosyasının, vekalet ücreti alacağının tahsiline ilişkin olduğu; davalı avukatın takip ettiği davaların vekalet ücretinin takip tutarını aştığı, davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı hallerde vekalet ücretinin nasıl hesaplanacağı ve istenebileceği Avukatlık Kanunu’nun 164/1V üncü maddesinde gösterilmiştir. Maddeye göre bu gibi durumlarda ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.
Yasanın açık düzenlemesi karşısında mahkemece, vekalet ücretinin belirlenmesi ve istenilir duruma gelip gelmediği noktaları üzerinde durulup değerlendirilmesi gerekirken, bu ilkelerin göz ardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASıNA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.