YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3158
KARAR NO : 2009/9947
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Gökhan Yardımcı ile davalı vek.Av….’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına naylon torba üretimi yaptığını, bakiye mal bedeli ile davalının işi için yaptırılan kalıp bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan satın aldığı ambalaj malzemesinin ayıplı olduğu için iade faturası düzenlendiğini, ancak davacının iade faturalarını kabul etmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda;davalı yedinde bulunan malların ayıplı olduğu, ayıbın süresinde karşı tarafa bildirildiği, imalatta kullanılan kalıp bedeline yönelik ise davalının ileriye dönük mal alacağı yönünde herhangi bir taahhüdü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş ile kalıp bedelinin tahsili için yapılan icra takibine,itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesinde yüklenicinin kararlaştırılan iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi gerekir. Eserin sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine , ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı yapıldığının kabulü gerekir. Ayıp ihbarının yapılması şekle tabi değildir. Her türlü delille hatta tanık beyanı ile dahi kanıtlanması mümkündür. Eserin ayıplı olması ve süresinde ayıp ihbarı yapılmış olması halinde iş sahibi BK’nun 360.maddesinde öngörülen haklarını kullanabilir. Dinlenen davalı tanığı ayıp ihbarının süresinde yapıldığını beyan etmiştir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ve davalı tanığının beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yan da, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına ilişkin tanık deliline dayanmış, ancak mahkemece davacının tanıkları dinlenmeden hüküm tesis edilmiştir. Tarafların delilleri toplanmaksızın, yalnızca davalının dinlettiği tanık sözleri takdir olunarak bir karar verilemez. Davacı tanıklarının da dinlenerek bütün delillerin beraberce takdir olunması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.