Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3175 E. 2010/941 K. 03.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3175
KARAR NO : 2010/941
KARAR TARİHİ : 03.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinin kefili olan davalının ödenmeyen kredi borcunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağının %40’ından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin şirket ortağı olduğu dönemde imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ödenerek kapatıldığını, daha sonraki sözleşmeye göre tahsis edilen kredilerden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının imzasını taşıyan sözleşmeye göre alınan kredinin geri ödenerek borcun tasfiye edildiği, davalının şirketten ayrıldıktan sonra akdedilen 25.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı, dava konusu kredi borcunun 2.kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırıldığı, belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalının kefil olduğu kredi borcunun ödendiği belirtildiği hâlde, aynı raporun sonuç bölümünde 14.812,87 YTL’den sorumlu olduğu bildirilmiş olup, söz konusu bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. O halde mahkemece yapılacak iş, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 3.2.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.