Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3178 E. 2010/845 K. 01.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3178
KARAR NO : 2010/845
KARAR TARİHİ : 01.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin 28.11.2005 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesini imzaladığı halde fuara katılmadığı gerekçesiyle, sözleşmenin 3. maddesine göre belirlenen miktarı ödemesi için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme imzalanmasından sonra 06.12.2005 tarihinde E-maille, 07.12.2005 tarihinde de faks yoluyla davacıya fuara katılmayacaklarını bildirdiklerini, davacının vazgeçmeyi kabul ettiği için Ocak ayında alınması gereken çekleri almadığını, cezai şartın müvekkilinden istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre ve sözleşmenin 3. maddesi gereği davalının 120 gün öncesi vazgeçtiğinin kabulü ile standın bu sürede başkasına verilmesinin de söz konusu olamayacağı için katılım bedelinin % 50’si oranında cezai şartı davacıya ödemesi gerektiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 5.253 Euro üzerinden devamına, asıl alacak 4248 Euro’ya aylık %3 akdi faiz uygulanmasına, % 40 icra inkar tazminatı olan 3.887.22 TL’nin davalıdan tahsiline, B.K.’nun 83. maddesinin değerlendirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı alacağının saptanması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve iki kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, davacının 4248 Euro asıl alacak 670 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4918 Euro alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Buna rağmen mahkemece toplam 5253 Euro alacağa hükmedilmiş, ancak bilirkişi raporundan farklı bir bedele hükmedilmesinin nedeni karar yerinde açıklanmamıştır.
TC. Anayasasının 141/3. ve HUMK.’nun 388/3. maddesi uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Bu nedenle yerel mahkemenin hangi nedenlere dayanarak bu miktar alacağa hükmettiğini karar yerinde açıklamamış olması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan BK.’nun 101. maddesi uyarınca taraflarca müttefikan kararlaştırılmış bir gün olmadıkça muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Somut olayda takipten önce temerrüt ihtarı çekilmemiştir. Sözleşmenin 14. maddesi hükmü ise kesin ve belli bir tarihi içermediğinden B.K.’nun 101. maddesi çerçevesinde taraflarca müttefikan ödeme gününün kararlaştırılması şeklinde yorumlanmaya elverişli değildir. Mahkemece temerrüt konusunda bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması diğer bir bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.