Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/319 E. 2009/10226 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/319
KARAR NO : 2009/10226
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

Mahkemesi :Sulh HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya Incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine 19.10.1999 tanzim, 16.11.1999 vade tarihli 5.000.000.000 TL’lik bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacıdan araç alıp bakiye borcu için davaya konu senedi verdiğini, davacıya borcunu banka havaleleriyle ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalının ödeme iddiasını kanıtlamak için sunduğu 16.11.1999 tarihli 1.500.000.000 TL’lik ödeme dekontu ile 22.11.1999 tarihli 3.500.000.000 TL’lik ödeme dekontunu ibraz ettiği, davacıya yapılan ödemelerin tarihleri ile ödenen toplam miktarın senedin vade tarihi ve bedeli ile uyumlu olduğu, davacının senedin davalıya nakden verilen borç karşılığında alındığını kanıtlayamadığı, yemin tekliğinde de bulunmadığı, davacının davasının ispat edilemediği, davalının tazminat talebinin ise İİK.’nun 67/2. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının davalı tarafından banka havalesiyle yapılan ödemelerin başka bir alacağa yönelik olduğu yolundaki iddiasını kanıtlayamamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı tarafından takipten önce banka havaleleri ile borcun ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının icra takibine girişmesinde kötüniyetli olduğunun kabulü ile aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.