Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3272 E. 2009/3492 K. 22.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3272
KARAR NO : 2009/3492
KARAR TARİHİ : 22.04.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki geçici dağıtım pay cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili banka alacağının, düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde gösterilenden fazla olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla hüküm altına alınan alacakların göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin talep kısmında ise sıra cetvelinin düzeltilmesinden söz etmiştir.
Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 26.11.2004 tarihi itibariyle ipotek limit harici alacağının 11.848,97 TL olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yanın temyiz itirazı da sıra cetvelindeki alacak miktarının hatalı olduğu iddiasını içermektedir.
İflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK.m.235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemediği gibi alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz.
Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu’nun 195 nci maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 252 nci maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir.
Somut olayda davacı yanın iflas masasına 90.000,-TL.si ipotekle temin edilen kısım olmak üzere toplam 141.923,87 TL. yazdırdığı tartışmasızdır. Diğer taraftan ipotekle temin edilen 90.000,-TL.lik alacağının ödendiği de dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, bir önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetvellerine esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir.
Davacının ipotek harici kayıtlı alacağı 51.923,67 TL. iken üç adet pay cetvelinden toplam 64.872,20 TL. pay aldığı görülmektedir. Davacının işleyecek faiz alacak hakkı saklı kalmak ve ancak tasfiye bakiyesinden artacak paradan karşılanmak üzere, bu davasının reddi gerekirse de, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.