Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3366 E. 2009/10209 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3366
KARAR NO : 2009/10209
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı …arasında 01.01.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, anlaşma uyarınca müvekkilinin 6500 Euro katılım payı ödeyeceğini, davalının da müvekkilinden arap sabunu almayı taahhüt ettiğini, 20.05.2006 tarihine kadar alım yapmayan davalının 20 mayıstan sonra 370 koli mal sipariş ettiğini, davalının gima, abc ve nazar markalı 3 ayrı arap sabun satışı yaptığını, 6500 Euro’luk katılım payının üç ayda bir tenkis edilmesi gerekirken muvafakat alınmadan davalı … S.A tarafından kesilmeye başlandığını, davalıların katılım payı sözleşmesine aykırı davrandığını, katılım payına uygun mal almayan davalının katılım payını iade etmesi gerektiğini ileri sürerek 7670 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … A.Ş vekili cevabında, davacının sözleşmeden beklediği semereyi elde edememesinden dolayı dava açamayacağını, mahsup yoluyla davacının borcunun kapatıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının ilk iki faturayı 19.12.2005 tarihinde keşide ederek davacıya gönderdiği, bu faturaları defterine işleyen davacının uzun süre sessiz kaldıktan sonra 04.05.2006 tarihinde faturaları iade ettiği, sözleşmede mal satış kotası ve satış garantisine ilişkin hüküm bulunmadığı, başka marka ürünlerin bulundurulmayacağına ilişkin bir düzenlemede yer almadığı, hedeflenen satışın gerçekleştirilmemesinin sözleşmede bu yönde hüküm bulunmadığı sürece iade için gerekçe olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.112009 gününde oybirliğiyle karar verildi.