YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3417
KARAR NO : 2009/3142
KARAR TARİHİ : 15.04.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı borçlunun alacaklısı olduğu Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2992 sayılı takip dosyasındaki alacağın dağıtımı için düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan davalıların alacaklarının borçlu …’ın değil dava dışı …Katering Gıda Temz. Hizm. San. Ltd. Şti.nin borcundan doğduğunu; …’ın şirkette % 30 oranında hissedar olduğunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da gösterilen usul tamamlanmadan davalılarca haciz konulduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … (Hazine) vekili yasanın öngördüğü gerekli incelemenin yapıldığını, …’ın şirket borcundan müteselsilen sorumlu olduğunu; diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili de adı geçene 02.01.2008 günü ödeme emri tebliğ edildiğini ve takibin itirazsız kesinleştiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre Vergi Usul Kanunu’nun 10 ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 nci maddeleri uyarınca usulüne uygun işlemlerin yapıldığı, bilirkişi raporu doğrultusunda sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sıra cetveli satış tarihi itibariyle geçerli bir haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlenir. İtiraz davalarında da bu ilke göz önünde bulundurulmalıdır.
Kamu alacaklarından doğan hacizlerin geçerliliği ve ilk hacze iştiraki için Vergi Usul Kanunu’nun 10 ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 nci maddeleri hükümleri dikkate alınmalıdır. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın ödeme emri tarihi ile haciz tarihi aynı günlü olup, bu durumun İcra ve İflas Kanunu’nun 20 nci maddesine kıyasen değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, diğer davalı …’nce borçlu şahsa, usulüne uygun bir ödeme emri tebligatı yapılıp yapılmadığının incelenmemesi de hatalıdır. Diğer taraftan hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı alacaklarının hesaplanması konusunda Yargıtay denetimini sağlayacak ayrıntıların bulunmaması da eksik inceleme niteliğindedir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.