YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3439
KARAR NO : 2010/273
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’nun davalının abonesi olup, diğer müvekkili şirketin bu abonelik üzerinden elektrik kullandığını, müvekkili şirket hakkında kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle fatura düzenlendiğini ileri sürerek müvekkillerinin 40.438.300.000.-TL.lık faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 42.601.500.000.-TL.nın ödeme tarihinden itibaren aylık % 5,5 oranında yasal faiz işletilerek davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin iş yerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, fatura bedelini ödedikten sonra dava açan davacının kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı, ancak sayacın R fazının tüketim kaydetmediği, buna göre davacıdan eksik tüketim bedeli talep edilebileceği, eksik tüketim bedelinin 15.463.69.-YTL. olduğu, bu bedelin davacının ödediği miktardan düşülmesi sonucu kalan 24.947.57.-YTL.nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 24.947.57.-YTL. borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın ödeme tarihi olan 15.1.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece davalı vekilinin rapora yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle konusunda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.