Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3460 E. 2010/276 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3460
KARAR NO : 2010/276
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalılardan ciro yoluyla hamil olan … tarafından icra takibine konu edilen 16.03.2006 tanzim, 16.05.2006 vade tarihli 95.000 YTL bedelli senette diğer davalı …’ın senet alacaklısı, müvekkilinin ise senet borçlusu olarak gözüktüğünü, senedin bedel kısmında tahrifat bulunduğu gibi imzanın da müvekkilinin eli ürünü olmadığını, senedin sahte olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında temel ilişki bulunmadığını ileri sürerek senedin ve icra takibinin iptaline, davalılardan % 40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevabında icra takibine konu ettiği senedin sahte olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yaptığı soruşturma sırasında … Kriminal laboratuarından alınan 18.04.2007 tarihli raporda ve … Adli Tıp Grafoloji Uzmanı …’den alınan raporda senetteki doksanbin ibaresinin sonradan eklendiğinin belirtildiği, yargılama sırasında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmediği, senetteki imzanın davacıya ait olduğu, tahrifatın davacının rızası dışında gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının % 40 kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesi temyiz defterine kayıt edilmediği gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalılar hakkında dava konusu senetle ilgili olarak “Resmi belgede sahtecilik” suçundan dava açıldığı ve ceza davasının halen derdest olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 53. maddesi uyarınca maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek anılan ceza davasının sonucu beklenerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.