YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3482
KARAR NO : 2010/281
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 15.11.2007 tanzim, 30.03.2008 vade tarihli ve 19.000.00 YTL bedelli bonoya mahsuben müvekkilinin davalının çektiği ödememe protestosundan sonra 5.000.00 YTL ödediği halde davalının senedin tamamı üzerinden icra takibine giriştiğini ileri sürerek müvekkilinin senetten dolayı davalıya 5.000.00 YTL borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının sunduğu ödeme dekontunda “Akbank’taki protesto olan senede karşılık” ibaresinin yazılı olmasının davacının iddiasının soyut niteliğini değiştirmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafın ibraz ettiği dekontta ödemenin Akbank’taki protesto olan senede karşılık yapıldığının yazılı olduğu, senede ilişkin başka bir açıklamanın yapılmadığı, davacının dekonttaki ödemenin dava konusu senede mahsuben yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu senet bedelini kısmen ödediğini iddia etmiş ve buna ilişkin banka havale dekontu sunmuştur. Dekontun tarihi senedin vade tarihinden sonra olup içeriğinde “Akbank’taki protesto olan senede karşılık gönderilen havale” açıklaması bulunmaktadır. Kural olarak havale bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesi amacıyla yapıldığının kabulü gerekir. Davalı iddiaya konu ödemenin dava konusu senetle ilgisinin bulunmadığını, başka bir alacağa yönelik olduğunu savunduğuna göre bu yöndeki savunmasını yazılı delille kanıtlamalıdır. Başka bir ifade ile somut olayda ispat külfeti davalı taraftadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden, ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.