Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3518 E. 2010/630 K. 27.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3518
KARAR NO : 2010/630
KARAR TARİHİ : 27.01.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin davalıya inşaat malzemeleri sattığını, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek 300.000.00 YTL alacağın aylık %10 vade farkı ve 30.12.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22.05.2008 havale tarihli ıslah dilekçesiyle asıl alacak talebini 204.000.00 YTL, vade farkı alacağını ise 600.000.00 YTL artırmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya olan borcunu ödediğine ilişkin her iki tarafın imzasını taşıyan ibraname bulunduğunu, davacının bu ibrasından sonra alacak talebinde bulunamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında düzenlenen 21.12.2001 tarihli “Alış-veriş protokolüdür.” başlıklı sözleşmede davalının satın aldığı inşaat malzeme bedelinden doğan borcunu, hak edişlerini aldıktan sonra her bir faturanın düzenlendiği tarihten itibaren sözleşmede kararlaştırılan oranda yürütülecek vade farkı ile birlikte davacıya ödemeyi kabul ettiği, davalı vekilinin savunmasına dayanak olarak ibraz ettiği ibranamede davalının 2000-2001 yılından doğan borcunu ödediğinin beyan edildiği, davacı vekilinin duruşmada ibranamedeki imzanın müvekkilinin yetkili temsilcisine ait olduğunu kabul ettiğini, ancak metin kısmındaki beyan müvekkilinin ticari defterlerine yansımadığından içeriğini kabul etmediğini bildirdiği, protokolde ve ibranamede borç miktarlarının belirtilmediği, ancak ibranamede protokoldeki gibi belgenin konusunun açıkça 2000 ve 2001 yılındaki borçlar olduğunun belirtilmesine göre davalının davacıya borcunu ödediğinin kabulünün gerektiği, davacı vekilinin ibranameye karşı ileri sürdüğü iddianın ibraname içeriğini hükümden düşürecek nitelikte olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava önce 300.00.00 YTL üzerinden açılmış, daha sonra ıslah ile talep 804.000.00 YTL daha artırılmış ve bu miktar üzerinden harç tamamlanmıştır. Gerekçeli kararda ıslah yapılmamış gibi 300.000.00 YTL üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.