YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3670
KARAR NO : 2010/368
KARAR TARİHİ : 21.01.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 16.02.2005 tarihli sözleşmeye aykırı davranıldığı iddiası ile cezai şart ve davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yapılan sözleşme uyarınca İskenderun Limanından sevk edilmesi gereken gübrenin tamamının sevk edildiğini Edirne depolarından sevk edilmesi gereken gübrenin ise Edirne deposunda yeterli miktarda … bulunmaması nedeniyle sevkiyat yapılamadığını, sözleşmedeki şartlarla Bandırma deposundan sevkiyat yapılması isteminin davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının dışarıdan çok yüksek fiyata … satın aldığını, bunun müvekkilinden talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava açıldıktan sonra … Fabrikaları AŞ.ile … Ltd.Şti.arasında 15.02.2006 tarihinde … alımı konusunda yeni bir sözleşme imzalanmış olup davalı vekili 15.02.2006 tarihli sözleşmenin VIII.maddesinde “Taraflar arasında yapılan bu sözleşme tarihinden önceki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacaklarını talep etmeyeceklerdir.” hükmü ile karşılıklı ibralaşıldığını da belirterek bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, 15.02.2006 tarihli sözleşme gereğince davalının müvekkiline … teslim ettiğini bedellerinin ödendiğini, ancak anılan sözleşmenin birinci derecede imza yetkilisi iki kişi tarafın imzalanmadığını, birinci derece imza yetkilisi … ile 2.derece imza yetkilisi … tarafından imzalandığını, bu nedenle ibranın geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ibra anlaşması için tarafların tasarruf ehliyetine sahip olması gerektiği, temsil yetkisi bulunmayanların yaptıkları ibranın geçersiz olduğu, 15.02.2006 tarihli sözleşmenin davacı şirket adına tek kişi tarafından imzalandığı, davalının sözleşmenin iki kişi tarafından imzalanması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen kendi lehine bir haktan yararlanmayı iddia etmesinin iyiniyetle bağdaşmayacağı, ibranın BK’nun 113.maddesinde belirtilen borçları fer’ileri ile birlikte sona erdiren bir durum arz etmediği gerekçesi ile 16.165 YTL cezai şart 10.926 YTL uğranılan zararın davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 16.02.2005 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 22.12.2005 tarihinde açılmış, daha sonra taraflar arasında 15.02.2006 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Her ne kadar davacı vekili 15.02.2006 tarihli sözleşmeyi birinci derece imza yetkilisi iki kişi tarafından değil, birinci derece imza yetkilisi ile ikinci derece imza yetkisi tanınan kişiler tarafından imzalandığını,dolayısı ile şirketi ilzam etmeyeceğini ileri sürmüş ise de, 16.08.2007 havale tarihli dilekçe de ise 15.02.2006 tarihli sözleşme gereği … alındığını ve bedellerinin de ödendiğini belirtmiştir.
Bu durumda 15.02.2006 tarihli sözleşmedeki iki imzanın, davacı … birinci derecede imzaya yetkili kişilere ait olmamasına rağmen, sözleşmenin benimsendiği ve sözleşme gereği işlem yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile sözleşmenin bazı maddelerinin kabul edilip, bazı maddelerinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanmasını teşkil eder.
Anılan sözleşmenin VIII.sair hükümler başlıklı maddesinde “Taraflar arasında yapılan bu sözleşme tarihinden önceki ticari ilişkiden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacaklarını talep etmeyeceklerdir.” şeklindeki ifadelerin borcu sona erdirdiği gözetilmeden yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.