Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/3755 E. 2010/1701 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3755
KARAR NO : 2010/1701
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazı iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefil konumunda olduğunu, kredi kartının ve dolayısıyla üyelik sözleşmesinin yenilenmesi sonucunda kefilliğinin sona erdiğini, aksi düşünülse bile müvekkilinin sözleşmedeki miktar ile sorumlu olduğunu, artırılan miktardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece her ne kadar kredi kartı üyelik sözleşmesinde garantörlük ve garanti sözleşmesinden taraflar bahsetmiş ise de, davalının iradesinin kefalet yönünde olduğu ve sözleşmenin kefalet olarak yorumlanması gerektiği, BK.nun 484.maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için kefilin sorumlu olabileceği muayyen bir miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekli olup, bu miktarın kefalet sözleşmesinden veya kefil olunan sözleşmeden açıkça anlaşılması gerektiği, en azından asıl borçlu için kredi kartının açılış limitinin sözleşmeden gösterilmiş olması gerekirken hiçbir limit gösterilmediği, geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.