YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3947
KARAR NO : 2010/1523
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı ile 01.6.1997 tarihinde 10 yıl süreli olarak imzalanan bayilik sözleşmesinin 2.maddesine göre yıllık 150 ton asgari alış taahhüdünü yerine getirmeyen ve 8.maddeye göre servisi başka bir şirkete devreden davalının bayilik anlaşmasını ihlal ettiği için 22.02.2006 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ait haklarını saklı tutarak şimdilik 5000 USD kâr kaybı, 5000 USD ceza-i şart alacağının faiziyle tahsili ve ariyet olarak verilen demirbaşların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme imzalanan … A.Ş.nin tüzel kişiliğinin dava açılmadan sona erdiğini belirterek, husumet itirazında bulunmuş, sözleşme ilişkisinin 9 yıl devam ettiğini, davacının bilgisi ve onayı ile işletmenin ve Mercedes Benz bayiliğinin 01.01.2006 da davacının aynı zamanda Antalya bayisi olan dava dışı Hastalya A.Ş.ne devredildiğini, sözleşmede asgari alım taahhüdü ile rekabet etmeme yükümlülüğünün 4054 Sayılı Yasanın 4 ve 56. maddeleri gereğince geçersiz olduğunu, sözleşmenin ihlal edilmediğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalıya verilen ariyet malların aynen, İİK.nun 24.maddesi hükmü de dikkate alınarak uygulanmak kaydı ile davalıdan tahsiline, davacının kanıtlanamayan sair istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı Petrol Ofisi A.Ş. davalı ile aralarında imzalanmış bulunan Bayilik Sözleşmesinin asgari alıma ilişkin taahhüdünü ve izinsiz işletme devri yapılamayacağına dair sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini iddia ederek, tazminat talep etmiştir. Davanın açıldığı tarih dikkate alındığında taraflar arasında imzalanan 01.6.1997 tarihli sözleşmenin sona ermesine 1 yıllık süre bulunmaktadır. Rekabet Kurulunun sözleşme sürelerinin 5 yıldan fazla olamayacağı, aksi takdirde muafiyetten yararlanamayacaklarına ilişkin kararları, sözleşmenin sona ermesine 5 yıldan az süre kaldığı için somut olayda ve dava konusu sözleşme yönünden uygulanamaz. Ayrıca fesih halinde kâr mahrumiyeti ve cezai şart isteneceğine ilişkin sözleşmenin 9.maddesi hükmü üzerinde de durulup, yeterince tartışılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacının yukarıda açıklanan talepleri, davalının savunmaları ile sözleşmenin kâr mahrumiyeti cezai şart ile ilgili hükümleri sözleşme kapsamında değerlendirilerek (gerektiğinde bilirkişi aracılığıyla) hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile delillerin yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.