YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3961
KARAR NO : 2010/1318
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :24/12/2008
Nosu : 415/859
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca müvekkiline ait iş yerinde kurulan pos cihazı ile 06.09.2005 tarihinde yapılan satış bedeli olan 4.800.00 TL’nin davalı banka tarafından ödenmediğini, alacağa bloke konulduğunu, oysa müvekkilinin kendisine düşen edimleri yerine getirip işlemi gerçekleştirdiği gibi işlem sırasında provizyon onayı verildiğini, alacağın faizi ile tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesi uyarınca davacı firmaya kredi kartı pos cihazı bağlandığını, davacıya ait iş yerinde 06.09.2005 tarihinde işlem yapılan kredi kartının müvekkiline ait olmadığını, …’a ait olduğunu davacı iş yerinde davalıya ait pos cihazı dışında iki ayrı bankanın da pos cihazı olduğunu, davacı işyerinde kredi kartı ile toplamda 14.000.00 TL tutarında işlem yapıldığını, ard arda aynı kredi kartı ile işlem bedellerinin bölündüğünü, bunun sözleşmeye aykırı olduğu gibi, …’ın işlemlerin sahte olduğu ve bu sahte işlemlerin güvenlik kontrollerini aşmak amacıyla bölünmesi suretiyle gerçekleştirdiğinden bedelin iadesini istediğini, davacı işyerindeki usulsüz işlemler nedeniyle işlem bedelinin karşı bankaya ödenmek zorunda kalınıp, zarara uğranıldığını, davacının usulsüz işlemde bulunması nedeniyle talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre davacının olayda %70, davalının ise %30 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 2.034.00 TL yönünden ve 1.440.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle iptaline, takibin devamına, şartları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan 18.11.2008 tarihli bilirkişi raporunun (6.) sayfasında “…pos cihazları elektronik ortamda kendisinden geçirilen kartın manyetik alanını okuyarak, buradaki bilgileri değerlendiren bir makinedir. Bu nedenle kendisinden manyetik alanı kopyalanmış bir kart geçirildiğinde, bunun gerçek mi, sahte mi olduğunu ayırt edebilecek bir teknoloji bulunmamaktadır. Sahte kart geçirildiğinde dahi işlem anında sanki gerçek kart kullanılıyormuş gibi merkezle irtibatlarını kurmakta ve kayıp-çalıntı vs.sorunu bulunmadığı takdirde, gerçek karta veriliyormuş gibi provizyon onayını da vermektedir….”denildiği halde raporun sonuç bölümünün (4.) fıkrasında “4-Teknik imkanları çok geniş olan davalı bankanın da dolandırıcılığı önleyici sahte kart ile işlem yapılmasını engelleyici tedbirleri alması gerektiği halde almamış olması nedeniyle sorumlu olduğu….” belirtilmiş, (5.)fıkrada ise davalı bankanın %30 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Yapılan bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere somut olayda kullanılan kartın sahte olduğu konusu çekişmesizdir. Bilirkişi kartın gerçek mi, sahte mi olduğunu ayırt edebilecek bir teknoloji bulunmadığını bildirdiği halde sonuçta davalı bankayı %30 oranında neden kusurlu bulduğunu tam açıklayamamıştır. Bu durumda mahkemece kendi içerisinde çelişen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir.
Kaldı ki, aynı bilirkişi raporunun sonuç bölümünün (3.)fıkrasında “…davacının aynı ödeme işlemi için birden fazla slip düzenlemesi, üç bankanın pos cihazından üç ayrı slip işlemi gerçekleştirmesi, slip bölmesi yaparak güvenlik kontrolünü devre dışı bırakması ve olayın meydana gelmesine sebebiyet vermesi nedeniyle olaydan doğrudan sorumlu olduğu…”nu bildirmiştir.
Öte yandan, olayda sahte olarak kullanılan kart dava dışı … AŞ.’nin vermiş olduğu kart olup, bu kart davalı … TAŞ.tarafından davacıya verilen pos cihazından çekilmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş açıklanan bu yönler gözetilerek dosya içerisinde mevcut davacı ile davalı arasında imzalanmış olan sözleşme hükümleri de irdelenerek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.