Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4012 E. 2009/8559 K. 29.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4012
KARAR NO : 2009/8559
KARAR TARİHİ : 29.09.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, 08.03.2007 tarih ve 31.03.2007 vade tarihli 23.000 TL bedelli bononun protesto edildiğini, ancak söz konusu bononun müvekkili tarafından düzenlenmediğini, davalı alacaklı … Gıda Ltd. Şti. ile herhangi bir alışverişinin olmadığını belirterek bu senedin iptalini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu senedin davacı tarafça düzenlendiğini, müvekkilinin senedi başkasına ciro ettiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, senet aslının elde edilmediği, senedin protesto gördüğü, aslına ulaşılamadığından sahte olarak düzenlendiğinin tespit olunamadığı, senedin 04.04.2007 gün protesto edildiği, oysa davanın 03.07.2007 tarihinde açıldığı, bu kadar beklemenin basiretli bir tacirin üzerine düşen özen yükümlülüğüne ters düştüğü gerekçeleriyle davanın konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
İcra takibinden önce borçlu (davacı)nın menfi tespit davası açabilmesi için öncelikle korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar bir dava şartıdır. Somut olayda davalı alacaklının dava konusu bonoyu bankaya verdiği ve bankaca davacı alacaklıya … Noterliği’nden 04.04.2007 tarihinde protesto gönderildiği, bono bedelinin buna rağmen ödenmemesi üzerine, bononun davalı alacaklıya banka tarafından geri verildiği ihtilafsızdır.
Bu durumda anılan protesto ile durumdan haberdar olan davacının bononun sahte olduğu iddiası ile bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı vardır. Hal böyle olunca mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın konusu kalmadığından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi ve davacının yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.