Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4040 E. 2010/1160 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4040
KARAR NO : 2010/1160
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :23/12/2008
Nosu :2006/329-2008/476

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 22.08.2005-21.02.2006 tarihleri arasında sigortalı satış elemanı olarak çalıştığını, davacıdan açık teminat senedi talep edilmesi üzerine üç adet imzalı boş teminat senedi verildiğini, işten ayrılmasını müteakip istediğinde daha sonra iade edileceğinin bildirildiğini, 6.939 TL bedel yazılarak takibe geçildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile talebin iptali ve % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigortalı olarak çalıştığı hususunun doğru olduğunu, dava konusu senedin teminat senedi değil, malen kaydı taşıyan senet olduğunu, senet bedelinin davalı şirkete ödenmediğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre kapanış tasdiki bulunmayan davalı defterinde herhangi bir mal alışveriş kaydı olmadığı gibi takibe dayanak bononun gerçek bir borcu içermemesi, işe giriş sırasında güvence amacı ile alınan senet nedeniyle davacı işçinin davalı işverene herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkete takibe dayanak senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, takibin derhal durdurulmasına, karar kesinleştiğinde takibin iptaline, yasada aranan tüm koşullar oluşmakla takip konusu alacağın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın, işçi- işveren ilişkisi nedeniyle verilen senetten kaynaklanmasına ve İş Hukuku’nu ilgilendirmesine göre davanın iş mahkemelerinin görevine girdiği gözetilmeden, mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.