Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4070 E. 2009/4078 K. 06.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4070
KARAR NO : 2009/4078
KARAR TARİHİ : 06.05.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

İhtiyati haciz isteyen vekili, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini belirterek asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, … Ltd.Şti. ve … Ltd.Şti.hakkındaki ihtiyati haciz talebinin kabulüne, diğer borçlular …, … ve …’un sözleşmede adresleri bulunmadığından tebligatın iade edildiği adreslerin borçlulara ait olup olmadığının denetlenememesi nedeniyle İİK’ nun 68/b ve 257/1 anlamında kesinleşmiş alacak bulunmadığı kanaatiyle bu borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta olup, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağının varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca İİK’nın 264’üncü maddesi karşısında, ihtiyati haczi tamamlayan merasim çerçevesinde, ihtiyati hacze konu olan her alacağın genel ilke olarak yargılamayı gerektirebileceği dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen Banka tarafından genel kredi sözleşmesi kat edilerek alacak muaccel kılındıktan sonra kefiller aleyhine ihtiyati haciz isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati hacze dayanak olan belgelerin İcra ve İflâs Kanunu’nun 68/1 maddesinde yazılı belgelerden olmaması ve kesinleşmiş bir alacağın bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde mahkemece, “alacağın İİK’ nun 68/b’deki belgelere dayanması” ve “kesinleşmiş bir alacağın bulunması” gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 6.5.2009 günü oybirliği ile karar verildi.