YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4099
KARAR NO : 2010/1164
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 25.12.2008
Nosu : 383-715
Taraflar arasındaki itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden çeşitli tarihlerde mal aldığını, bakiye borcun ödenmemesi üzerine takibi giriştiklerini ileri sürerek davalı şirketin itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile davasını alacak davasına dönüştürmüştür.
Davalı vekili, davacı şirketin alt firması olan dava dışı … Ltd.Şti.nin Defterdarlığın sahteciler listesinde yer aldığından 2003 Dönemi KDV alacaklarının bloke edildiğinin yeminli mali müşavirlerinin tespiti olduğunu, bu nedenle müvekkil şirketin ithalatçısı … A.Ş.nin 2003 Dönemi KDV alacağına, Dış Ticaret Vergi Dairesi tarafından bloke konulduğunu, bu işlemden müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı şirketin alt firmasının Vergi Dairesine yaptığı sahte ve yanıltıcı belge kullanma işlemlerinden dolayı 2003 yılında KDV iadesi alamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.201.84.-YTL.nin 26.8.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında satış ilişkisi bulunduğu ve dava konusu faturaların davalı defterinde de kayıtlı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu satış ilişkisi nedeniyle KDV iadesi veya KDV’nin Hazine tarafından iade edileceği şartına bağlı bir sözleşme mevcut değildir. Kaldı ki, henüz davalının bu nedenle bir zarara uğradığına ilişkin mahkeme kararı da yoktur. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.