YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4204
KARAR NO : 2010/1887
KARAR TARİHİ : 24.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :24/01/2008
Nosu : 555/11
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, tarafların oto alım satım işi ile iştigal ettiklerini, müvekkilince davalılardan gayri resmi şekilde satın alınan araç bedelinin ödendiğini, bu sırada aracın resmi şekilde devrini gerçekleştiremeyen davalıların devir işleminin teminatı olarak 35.000 YTL bedelli bir adet bonoyu keşide ederek müvekkiline teslim ettiğini,müvekkilinin davalılara güvenerek aynı aracı dava dışı kişiye satmış ise de aracın bankaya olan kredi borcu nedeniyle haczedilip trafikten men edildiğini, aracı satın alan kişinin ödediği bedeli müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilince aracın devri davalılardan istendiği halde olumlu yanıt verilmediğini, bonoya dayalı olarak aleyhlerine girişilen takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı yanın araca ait kredi borcunu ödemekle yükümlü olduğu halde bu edimini ifa etmediğini, aracın devrinin teminatı olarak müvekkillerinin bonoyu keşide ettiklerini, müvekkillerinin edimlerini ifa etmek için halen sürelerinin bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bonoyu keşide eden davalıların aracın kayıt maliki olan dava dışı kişinin fiilini taahhüt altına girdikleri, aracın devir yükümlülüğünü yerine getirmeyen dava dışı malikin bu davranışı sonucunda üstlendikleri cezai şart tutarından sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazının iptaliyle takibin devamına, asıl alacağın %40’ına tekabül eden 14.000 YTL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin teminat senedi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Senedin arkasında, “… plakalı 2004 model … marka otonun ruhsatında bulunan hacize istinaden verilmiş, aracın devri 15/11/2005 de verildiğinde tekrar iade edilmek üzere verilmiştir.” şerhi bulunmaktadır. Buradan da anlaşılacağı gibi aracın devrinin 15/11/2005 tarihine kadar yapılması konusunda süre verildiğinden, senedin bu süreden önce takibe konulması senedin teminat amacına uygun düşmez.
Dava konusu icra takibi bu senede dayanılarak henüz senette belirtilen vade dolmadan 19/10/2005 tarihinde yapılmıştır. Başka bir anlatımla somut olayda mevsimsiz girişilen bir icra takibinden söz edilebilir. Henüz teminat fonksiyonu devam eden bir senedin takibe konu edilemeyeceği düşünülmeden ve bu yön üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.