YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4626
KARAR NO : 2010/2492
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline mal satan davalının yaptığı icra takibinde 10.832.50 YTL asıl alacak, 910.82 YTL işlemiş faiz talep ettiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, müvekkilinin takipten önce davalıya 4.191.50 YTL ödemesinden dolayı bakiye 5.000 USD karşılığı 6.641.00 TL borcunun kaldığını ileri sürerek davalıya icra takip dosyasında 6.641.00 YTL dışında borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının fatura bedeline mahsuben icra takibinden önce yaptığı ödemelerden sonra bakiye 10.832.50 TL borcunun kaldığını, bu miktar üzerinden davacı aleyhine icra takibi yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda icra takibine konu irsaliyeli faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, bu faturaya karşılık davacının davalıya 28.025.00 TL ödeme yaptığı, davalı şirket yetkilisinin tarafların ödemelerin TL üzerinden yapılacağı konusunda anlaştıkları ve davacının da TL üzerinden ödeme yaptığı konusunda yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Borçlar Kanununun 101’nci maddesi uyarınca temerrüt,borçludan belli bir süre içinde ödemenin yapılmasının ihtaren istenilmesi üzerine, bu sürenin ödeme yapılmaksızın geciktirilmesi ile oluşur. Somut olayda davacının davalıya icra takibinden önce ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği araştırılmadan menfi tespit davasının takipte istenen işlemiş faiz yönünden de reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.