YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4666
KARAR NO : 2009/5035
KARAR TARİHİ : 28.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, hazır mamul et ve tavuk ürünleri alım satımı yapan müvekkili şirketin sektördeki olumsuzluklar ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle mali durumunun bozulduğunu, borca batık hale gelen şirketin iyileştirme projesine göre mali durumunu düzeltebileceğini ileri sürerek iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, gelirinin azaldığı, gelirin projenin uygulanmasına yeterli olmadığı gerekçesiyle davacı şirketin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı limited şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur. İflasın ertelenebilmesi için erteleme talebinde bulunan sermaye şirketi veya kooperatifin borca batık durumda olması, mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması ve fevkalade mühletten yararlanmamış olması gerekir. Erteleme talebi TTK.’nun 324/2. maddesine göre borca batıklık bildirimi anlamındadır. Bu nedenlerle mahkemenin öncelikle şirketin borca batık durumda olup olmadığını tespit etmesi, borca batık durumda ise ıslahının mümkün bulunup bulunmadığını incelemesi gerekir.
Sermaye şirketi veya kooperatifin borca batık durumda olması halinde iflasını veya iflasın ertelenmesini düzenleyen İİK’ nun 179. ve TTK’ nun 324. maddelerinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. İflasın ertelenmesi kurumu erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati gözönüne alınarak düzenlenmiş ise de, alacaklıların menfaatleri de şüphesiz korunmalıdır. Bu nedenle şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötü niyetli davranışların önüne geçmek ve anonim şirketin borca batık durumda olup olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunup bulunmadığını, alacaklılara kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebi İİK’nun 166/2. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeli, ilan üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz eden alacaklıların sunduğu deliller de değerlendirilip erteleme koşullarının mevcut olup olmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan borca batıklığın tespitinde aktiflerin rayiç değeri dikkate alınmalıdır. (TTK. md. 324) Bu nedenle mahkemece aktiflerin rayiç değeri gerektiğinde bilirkişi incelemesi sonucu saptanarak şirketin borca batık durumda olup olmadığı saptanmalıdır.
İflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin sunduğu iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olması gerekir.
Mahkemece iyileştirme projesindeki tedbirlerin alınması halinde şirketin mali durumunu iyileştirip iyileştiremeyeceği, projenin uygulanmasının mümkün olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi kurulandan rapor alınıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.