YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4725
KARAR NO : 2010/1489
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 14.12.2004 tarihli bir sözleşmeye dayalı olarak icra takibi yaptığını, sözleşmedeki imzasının kendilerine ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, 14.12.2004 tarihli sözleşmede yer alan imzanın davacıya ait olduğunu ve kefil olarak borçtan sorumlu bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi kurulu raporuna göre imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava imza inkarına dayalı menfi tespit davası olup, alınan bilirkişi kurulu raporunda sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının saptanamadığı bildirilmiştir.
Davalı taraf alınan bu rapora karşı itirazda bulunmuştur.
Bu durumda, imzanın davacıya ait olduğunun ispatı davalı tarafta bulunduğu gözetilerek, bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazında ileri sürülen hususlar dikkate alınacak şekilde yeni bir rapor alınıp, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile düzenlenen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.