Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4808 E. 2009/6048 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4808
KARAR NO : 2009/6048
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kurum elemanlarının müvekkiline ait işyerinde düzenledikleri tutanakla tesisatın yanlış bağlandığını ve az tüketim kaydettiğini belirterek, fahiş miktarda fatura tahakkuk ettirdiğini, tahakkukun usulsüz olduğunu ileri sürerek elektriğin kesilmemesi için taksitler halinde ödenen 4.500 YTL’nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davacının 11.05.2000-26.09.2000 tarihleri arasında sayaca müdahale yapmadığının anlaşıldığı, abone hatasından kaynaklanmayan bozulmalardan abonenin sorumlu olmadığı ve işyerindeki elektrik tüketiminin duruma göre farklılıklar göstermesinin doğal olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı tarafından davacıdan eksik tüketim bedeli adı altında tahsil edilen 4.500 YTL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle: “Davalı idare elemanlarınca davacının işyerinde yapılan kontrolde sayacın eksik tüketim kaydettiğinin saptandığı ve bu konuda tutanak düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından mahkemece Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinde yer … usulsüz tüketimle ilgili hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılarak bu yönden konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, varsayımlara dayalı bilirkişi mütalaasının hükme esas alınmasında isabet görülmediği” belirtilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporu bozma kararında belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapmamış olup, alınan rapor Yargıtay denetimine elverişli bulunmamıştır. Yargıtay bozma kararına uyulmakla, araştırma ve incelemenin ne şekilde yapılacağı yönünden bir taraf lehine, diğer taraf aleyhine, usuli müktesep hak oluşur. Bu durumda mahkemece bozma kararında açıklanan hususlar gözetilmek suretiyle konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden bozma gereklerine uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.