YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4892
KARAR NO : 2010/1727
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan … AŞ. vekili … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankadan çekilen krediye teminat amacıyla verilen bono ve çeklerin, kredinin başka bir teminatı olan ipoteğin, paraya çevrilmesine rağmen iade edilmeyerek takibe konulduğunu belirterek, müvekkilinin takibe konu bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasında haklı olmadığını, davaya konu edilen bonolarla ilgili İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davaların reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın herhangi bir ödeme makbuzu sunmadığı, dolayısıyla davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan ve mahkemece hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporu Yargıtay denetimine açık ve elverişli değildir. Mahkemece, davacı tarafın bahsetmiş olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip dosyası celbedilerek, davacının bu krediye karşılık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takip dosyasına yaptığı ödemeler dahil tüm ödemeler nazara alınarak, bilirkişiden bu konuda ek rapor alınması gerekirken bahsedilen bilirkişi raporuyla yetinilmesi ve ayrıca dava tarihi itibariyle davalının davacıdan bir alacağı kalıp kalmadığı ve kalan alacağın takibe konu bonoların miktarından fazla olup olmadığı, bonoların teminat fonksiyonlarının devam edip etmediği araştırılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı taraf lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.