Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4897 E. 2009/6184 K. 24.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4897
KARAR NO : 2009/6184
KARAR TARİHİ : 24.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekilince hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İstem iflasın ertelenmesine ilişkindir.
Mahkemece aktifle pasif farkının 369.306,80 TL olduğu, davanın devamı sırasında 795.000,-TL para girişi (tahsilat) sağlandığı ancak bu para ile ortaklara borçlar hesabına ödeme yapıldığı, bununla kayıtlarda yer almayan borçların ödendiği, inşaat işlerinde ödeme yapılmamasına rağmen henüz faturası alınmayan faaliyetler sonunda kasada para olmamasına rağmen varmış gibi görünmesinin engellenmek istendiği, yargılama sürecinde kayyım onayına başvurulmadığı, ara kararı gereklerinin yerine getirilmediği ve bu suretle mahkeme denetiminden uzaklaştığı, erteleme isteminin samimi olmadığı, alacaklıların da menfaatlerinin düşünülmesi gerektiği gerekçesiyle erteleme talebinin reddine ve iflasın açılmasına karar verilmiş; hüküm istem sahibi şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasa ve dolayısıyla iflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için gereken ilk şart, malvarlığının borçları ödemeye yetmemesi, diğer bir anlatımla borca batıklıktır (TTK.m.324, İİK.m.179). Mahkemece yapılan keşifte bilirkişiler istem sahibi şirketin ticari kayıtlarının incelendiğini belirtmişlerse de, raporda defterlerin incelenemediğini, incelemenin istem sahibi şirketçe sunulan mali tablolar üzerinden yapıldığını beyan etmişlerdir. Raporda şirketin borca batık olmadığı, tahsilât güçlüğü nedeniyle ödeme yapılamadığı belirtilmiştir. Bilahare yine istem sahibi şirket tarafından sunulan ve “reel değerlere göre” hazırlandığı belirtilen bilânçoya göre borca batıklığın gerçekleştiği saptanmıştır. Oysa rayiç değerlerin tesbiti ve buna göre borca batıklığın saptanması bilirkişi heyetine ait bir görev olup, bunun istem sahibince … yanlı belirlenmesi mümkün değildir. Açıklanan durum karşısında şirketin borca batık olup olmadığının ve iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunup bulunmadığının tesbiti için oluşturulacak uzman bir bilirkişi kurulunca inceleme yapılması ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yasanın aradığı kuralların dışındaki gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.