Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/4989 E. 2010/2905 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4989
KARAR NO : 2010/2905
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın keşide ettiği 31.7.2008 tarihli ihtarname ile dava dışı … isimli şahsa genel kredi sözleşmesine istinaden kefil olduğu gerekçesiyle müvekkilinden 96.257,78 YTL talep ettiğini, talebin yasal olmadığını, zira müvekkilinin adı geçen şahsa tüketici araç kredisi nedeniyle kefil olduğu sırada bilgisi haricinde genel kredi sözleşmesi imzalatıldığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, kefalet kısmının da sonradan doldurulduğunu, kullandırılan konut kredisinin ödenmemesi üzerine genel kredi sözleşmesinin devreye sokulduğunu belirterek, 96.257,78 YTL borcun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının kefil olarak imzaladığı 13.5.2005 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı …’na araç kredisi ve ipotek karşılığı işletme ihtiyaç kredisi kullandırıldığını, araç kredilerinin ödenerek kapatıldığını, ancak ipotek karşılığı ihtiyaç kredisinin ise ödenmediğini, bu nedenle genel haciz yoluyla takip yapıldığını, ancak alınan ipoteğin üst sınır ipoteği tesis edilmesi gerekirken sehven hiç kullandırılmamış konut kredisi karşılığı tesis edildiğinden ipoteğin terkin edildiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıyı yanılttığının, hile kullandığının ve kefalet limitinin sonradan doldurulduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.