Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5006 E. 2010/1811 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5006
KARAR NO : 2010/1811
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :12.02.2008
No :126-23

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, ticari satıştan kaynaklanan ödenmeyen fatura bedellerine dayanılarak girişilen icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili kayıtlarında tespit edilen alacağın icra takibinde kabul edildiğini bakiyesine itiraz edildiğini belirterek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu neticesinde davacı yabancı şirketin dayanağı olan bağımsız mali müşavire yaptırılan inceleme raporundaki alacak talebi içinde işlemiş faiz talebi de bulunduğundan ayrıca rapor denetime elverişli olmadığından davalı kayıtlarında yer alan 234.915.00 Euro borcu bulunduğu kabul edilmiş her ne kadar davalı icra takibine itiraz dilekçesinde bir kısım faturaların zamanaşımına uğradığını savunmuş ise de, yargılama sırasında usulüne uygun zamanaşımı itirazı bulunmadığı, kaldı ki, dava konusu anlaşmazlığın niteliği itibariyle zamanaşımı itirazının kabule şayan olmadığı anlaşıldığından davalının bu savunmasının ve davalının davacı tarafından deprem nedeniyle gönderildiği iddia edilen borç mutabakat yazısı da faks metni olup davalı tarafından usulüne uygun delillerle davacı yanca kendisine gönderildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle bu belgenin de nazara alınmadığı davacı alacağının 234.915.00 Euro olduğu, bu miktardan icra takibinde kabul edilen 105.000.00 Euro düştükten sonra kalan 129.915.00 Euro asıl alacak kaldığı, ihtarname ile gerçekleşen temerrüt nedeniyle icra takibine kadar işleyen faizin 17.873.12 Euro olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile dava konusu alacak miktarının 129.915.00 Euro olduğunun ve takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 17.873.12 Euro olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının (88.731.94 YTL) davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı 22.01.1999 tarihinde 50.000 DM 08.04.1999 tarihinde 55.000 DM’yi alacaklı hesabına havale etmek suretiyle ödemede bulunduğunu ve bu ödemelerin bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini belirterek rapora itiraz etmiştir. Her ne kadar mahkemece ek rapor alınmış ise de, davalının ödeme savunması yönünden ek raporlarda herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Ödeme borcu sona erdiren işlemlerden olduğundan mahkemece davalının bu yöndeki savunmaları üzerinde durulup değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Davacının temyizine gelince; Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı defterlerinde 80.000 DM miktarın da kur farkı düzeltilmesinin bulunduğu belirtilerek bu miktarın hesaplanarak davacı alacağından düşülmesi gerektiği yolunda görüş bildirilmiştir. Ancak davalı defterlerindeki kur farkına ilişkin düzeltmenin dayanakları bilirkişi raporunda gösterilmediği gibi yerel mahkeme kararında da bu yönde bir gerekçeye rastlanılmamıştır. Bu durumda mahkemece davalı defterlerindeki 80.000 DM miktarındaki kur farkı düzeltmesinin dayanağı bulunup bulunmadığı araştırılarak bu yönler üzerinde durulup tartışılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı yararına, (3) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı yararına hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine,23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.