Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5248 E. 2010/3429 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5248
KARAR NO : 2010/3429
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında temizlik ürünlerinin alımı konusunda 21.04.2004 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı şirketin sözleşme süresince davacı tarafından satılan temizlik ürünlerini satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, davalı şirket depolarında rakip firma ürünlerinin bulunduğunun yapılan kontrollerde tespit edilip, tutanak düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete karşı ödemelerini durduğunu iddia ederek 10.530.12 YTL ödenmeyen bakiye fatura alacağı 4.509.04 YTL vade farkı alacağı, fatura altı iskontonun %10 tutarı olan 4.556.76 YTL ile 13.000 Euro cezai şartın tahsil anında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının Türk Lirası karşılığının davalı şirketten ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, tutanak başlıklı yazının müvekkilince kabulünün mümkün olmadığını, anılan yazının ihtarname tarihinden 1.5 yıl öncesine ait olduğunu, geçen süreçte davacı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, yazının müvekkili şirket için bağlayıcılığı bulunmadığını, iddianın aksine müvekkili şirketçe ödemelerin yapıldığını, alacak ve vade farkı alacağı talebinin dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının sözleşmede belirtilen marka temizlik ürünlerini davacı firmadan temin etmeyi kabul ettiği, ana para alacağının davanın açıldığı tarihten sonra ödendiği, sözleşmenin 5.maddesi uyarınca davalı firmanın fatura bedellerini en geç 60 gün içinde ödemeyi taahhüt ettiği, bu süre aşıldığı takdirde aylık %10 vade farkı ödemeyi kabul ettiği, davalı şirketin 26.07.2004 tarihli tutanakda da belirtildiği üzere rakip firmanın ürünlerini kullandığı, tutanakta imzası bulunan …’in tutanağın düzenlendiği tarihte davalı şirket çalışanı olduğu, davalının ihtarname ile 06.01.2006 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle 10.530.12 YTL ana alacak davadan sonra ödendiğinden bu kısım için dava konusuz kaldığından hüküm verilmesine yer olmadığına, kalan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, 3.244.56 YTL vade farkı ve 4.556.76 YTL iskonto alacağı ve 13.000 Euro cezai şartın 06.01.2006 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2.maddesinde belirtilen ürünün temini, 8.maddede belirtilen alımların gerçekleşmemesi halinde 13.000 Euro cezai şart ile %10 iskonto iadeleri ile ilgili tazmini gereken miktarın tahsili hususundaki hadisenin ispatı mahkemece 26.07.2004 tarihli tutanağa dayandırılmıştır. Anılan tutanak altındaki imzanın davalının yetkili temsilcisine ait olmadığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, yetkili temsilcinin eli mahsulü olmayan bir belgeye itibar edilemez.
Diğer yandan sözleşmenin 5.maddesinde belirtilen vade farkı hususundaki hüküm kesin bir vadeyi içermediği, davalının BK.nun 101.maddesi hükmünce temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından vade farkı talebinin kabulü uygun görülmemiştir. Bu bağlamda cezai şart, iskonto iadesi ve vade farkına ilişkin taleplerin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03..2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.