Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5277 E. 2010/3052 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5277
KARAR NO : 2010/3052
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin oto alım-satım işi ile iştigal eden iki ayrı firma olduğunu, taraflar arasında birçok kez oto alım-satımının gerçekleştiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 02.06.2007 tarihinde bir protokol yapılarak dava dışı 3.şahıs olan … End.Ürün.Ltd.Şti’ne ait … plaka sayılı aracın 33.000.00 YTL bedelle müvekkiline satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin araç bedelini nakit ve çeklerle ödediğini, ancak protokolde öngörülen sürede aracın devrinin yapılmadığını, aracın ruhsat sahibinin maliyeye borcu nedeniyle haciz sonucu müvekkilinin elinden alındığını iddia ederek 33.000.00 YTL’nin reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı … End.Ürün.Bio.Pet.Ürün.Ltd.Şti. arasında … marka aracın alım satımının gerçekleştiğini … Ltd.Şti’nin dava konusu aracın satışından gelecek bedelin yeni aldığı … marka aracın satış bedelinden düşülmek üzere dava konusu aracı müvekkiline teslim ettiğini, teslimle birlikte aracın 3.kişilere devrinin sağlanması bakımından müvekkili şirket çalışanı …’ya vekalet verildiğini, bu vekaletnamenin verilişinden 1 gün sonra 02.06.2007 tarihinde davacı ile araç satış protokolü imzalandığını, müvekkili şirketin bu protokol gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, aracı davacıya teslim ettiğini, 15.06.2007 tarihi itibariyle davaya konu araç üzerinde devre engel veya sözleşmeye aykırılık teşkil eden hiçbir unsur kalmadığını, ancak davacının aracın devri için sürekli olarak bekleyip, devir için hiçbir gayret göstermediğini, davacının protokol tarihinden dava tarihine kadar 9.5ay boyunca aracı kullandığını, bu süre için hesaplanacak kira bedelinin dava bedelinden tenzili gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında… plaka sayılı aracın 02.06.2007 tarihinde davalı tarafından davacıya 33.milyar bedelle haricen satıldığı ve bedelinin davalıya ödendiği, protokol gereği 60 günlük süre içerisinde aracın devrinin davacıya verilemediği, aracın maliye tarafından fiilen haczedildiği 29.02.2008 tarihine kadar yani 9 ay 14 gün davacı tarafından kullanıldığı, kullanma süresince kira bedelinin 7.574.28 YTL olup, bunun davacı alacağından tenzili sonucu davacının alacağının 25.425.72 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.425.72 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Trafikte kayıtlı araçların noter dışı satışları geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını aynen iade ile yükümlüdür.Geçersiz satışlarda, bir taraf parayı, diğer tarafta malı kullandığına göre,kullanım süresi içinde kira bedeli hesaplanarak iadesi gereken satış bedelinden düşülmesi doğru değildir.Mahkemece satışa konu araç davacı elinden geri alındığına göre satış bedeli olarak ödenen paranın iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.