Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5280 E. 2010/2588 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5280
KARAR NO : 2010/2588
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı firma tarafından haksız feshi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtıkları davada 16.308.00 YTL maddi tazminat alacakları olduğunun tespit olunduğunu, kararın Yargıtay’ca da onandığını iddia ederek ilk davada talep edilen 6.000.00 YTL’nin tenzili neticesinde bakiye 10.308.00 YTL alacaklarının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki bayilik (tek satıcılık) ilişkinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davaya dayanak yapılan … Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında davacının müvekkili şirketten talep edebileceği maddi tazminat alacağının 16.308.00 YTL olduğuna ilişkin bir tespit ve hüküm bulunmadığını, Yargıtay’ın onama kararına karşı yapmış oldukları karar düzeltme istemlerinin henüz neticelendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kesinleşen … Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında, davalının bayilik akdinin haklı nedenle feshini kanıtlayamadığı,davacının bu feshe bağlı kâr kaybına yönelik tazminat alacağı miktarının 16.308 TL olduğunun 28.04.2006 tarihli bilirkişi raporu kapsamı ile ortaya çıktığı, davalının rapora itirazının mahkemece kabul edilmediği, Yargıtay onama kararında da mahkemenin bilirkişi raporunu hükme esas almasında isabetsiz davranmadığı, buna bağlı tüm itirazların yerinde bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkeme kararının onandığı, artık bu olgular karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunun kesinleşmiş duruma geldiği, bu aşamadan sonra yeniden ek veya yeni bilirkişi raporu alınmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.308 TL’nin 29.04.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.