YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5572
KARAR NO : 2010/3105
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının murisi … ve diğer … köyü çiftçilerinin müvekkili bankadan Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesine istinaden kredi çektiğini, hesabın kat edildiğini, borç ödenmeyince takibe geçtiklerini ileri sürerek, mirasçı olan davalının takibe yaptığı itirazın iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının iptaline, takibin 12.814.01.-YTL asıl alacak, 33.270,17.-YTL faiz, 1.663,51 .-YTL BSMV olmak üzere toplam 47.747,69.-YTL alacak üzerinden yapılan takibin devamına, davalıya gönderilen ödeme emrinde murisin mirasçısı sıfatıyla borçtan sorumlu olduğuna dair ibarenin bulunmaması ve borç ilişkisinin tarafı olmadığından borcun hangi sebepten kaynaklandığını bilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı bankanın inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili ve katılma yolu ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibi , davalının murisi olduğu anlaşılan … aleyhine 21.5.2004 tarihinde yapılmıştır. Oysa, adı geçen kişinin takipten önce 01.03.2001 tarihinde ölmüş olduğu dosyaya sunulan veraset belgesi içeriğinden anlaşılmaktadır. kişilik ölümle sona erer. Bu itibarla ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi takip de yapılamaz. Somut olayda ölü kişi aleyhine icra takibine girişilmiştir. Başka bir anlatımla, ortada itirazın iptali davasına konu olabilecek geçerli bir icra takibi bulunmamaktadır. Mahkemece dava şartlarından olan bu yön gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.