YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5607
KARAR NO : 2010/2870
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-davacı … AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile 28.12.2007 tarihli Tüketici Kredisi Sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafın borcun ödenmesi için çektiği ihtarnameye karşılık müvekkilinin 04.08.2008 tarihinde borcu ödediğini, ancak davalı tarafından takibe geçildiğini, davalının müvekkiline borcun kalmadığı şeklinde yazı verdiğini ileri sürerek, takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyadaki davacı vekili, imzalanan sözleşmede kefil statüsünde olduğunu ve borcun ödendiğini ileri sürerek, davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu belirtmiş, esas savunmasında ise, davacının borcun ödendiği iddiasının doğru olduğunu, hukuk servisine intikal eden dosyanın kendilerine borcun kapatıldığı yolundaki bilgi sorulmadan takibe konulduğunu, sonra farkına vararak takipten vazgeçtiklerini, müvekkilinin davacıyı borçtan ibra ettiğini, konusu kalmayan işbu davayı huzura taşımalarının yanlış olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, takip tarihi itibariyle davacıların borcu olmadığı anlaşılmakla ve davalı tarafça da kabul edilmekle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile davacıların davalıya takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, koşulları bulunmadığından davacılar yararına takdiren tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davadaki davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan Tüketici Kredisi Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bu kanunun uygulanmasından doğan ihtilafların Tüketici Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Göreve ilişkin hususun re’sen gözetilmesi gerekir.
Tüketici Kredisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, Tüketici Mahkemesince karara bağlanmalıdır. Mahkemece görev yönü gözetilmeden işin esasıyla ilgili hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.