Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5700 E. 2009/7296 K. 17.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5700
KARAR NO : 2009/7296
KARAR TARİHİ : 17.07.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 21/04/2009
Nosu :2008/686-2009/242

Davacı tarafından hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, TTK.’nun 324. ve İİK.’nun 179. vd. maddeleri uyarınca açılmış iflasın ertelenmesi istemine ilişkindir.
Müdahil vekilleri davalı şirketin iyileştirme projesinin inandırıcı olmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak şirketin iflasına karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi ve kayyum raporuna göre davacı şirketin mevcut iyileştirme projesine göre borçtan kurtulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının iflas erteleme talebinin reddine, davacı şirketin İİK.’nun 179. maddesi uyarınca iflasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık olması ve mali durumunu iyileştirme ümidinin bulunması gerekir. Mali durumunu iyileştirme ümidinin bulunup bulunmadığını tespit edebilmek için iflasın ertelenmesini talep eden şirketin talepte bulunurken dilekçesine eklemek zorunda olduğu iyileştirme projesi incelenmelidir.
Somut olayda mahkemece alınan 01.09.2008 günlü bilirkişi kurulunun kök raporunda sonuç olarak İİK.’nun madde 179, 179/a, 179/b ile birlikte TTK.’nun 324. maddesi hükümleri uyarınca davacı şirketin iflasın ertelenmesi için gerekli maddi koşulların mevcut bulunduğu, şirketin borca batık durumda olduğu iyileştirme projesinin şirketi borca batıklıktan kurtarmak için yeterli olduğu, İİK.’nun 179. maddesine göre iflas erteleme koşullarının mevcut olduğu görüşünü bildirmişlerdir.
Daha sonra aynı bilirkişi kurulundan alınan 26.01.2009 günlü ek raporda ise davacı şirketçe yapılan temlikler ve 15.09.2008 günlü kayyum ön raporu esas alınarak hakedişlerden gelecek paraların sadece temlikname esas alınarak temlik alana bırakılmak yerine bu meblağların belirli oranlar halinde 3 gruba ayrılarak taksim edilmesinin iflasın ertelenmesi kurumunun amacına uygun olacağı, öte yandan ortakların sermaye artırımına gitmesi taahhütlerinin önemli hale geldiği bu tedbiri içeren projenin inandırıcı nitelikte görülebileceğinin mütalaa edildiği bildirilmiştir.
Hükme esas alınan kayyumlara ait ön rapor dışında, mahkemece aynı kayyumlardan daha sonra 21.02.2009 ve 23.02.2009 tarihli iki rapor daha alınmıştır. Bu raporlarda davacı şirketin yapmakta olduğu inşaatların fiili olarak devam etmekte olduğu, betonarme demirinin ve hazır betonun temininde sıkıntı yaşamadığı, fakat maddi sıkıntılar olduğu gözlendiği, Isparta ve Sivas şantiyelerinde iyi bir çalışma yapılarak şantiyelerin geçici kabullerinin yapıldığı, geçici kabul neticelerinde alınacak ödeneklerin ödenmesi halinde davacı şirketin daha rahat çalışma ortamı bulacağının bildirildiği görülmüştür.
Davacı yan yapılan temliklerin inşaatların devamı için gerekli malzemelerin temini amacını güttüğünü bildirmiş, nitekim yukarıda açıklanan ön rapor dışındaki diğer kayyum raporlarında inşaatın devamı için malzeme sıkıntısı bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, temliklerden sonra davacı şirketin Isparta ve Sivas Şantiyelerinin geçici kabullerinin yapıldığı, gelir olarak 4.100.124.25 TL para girişinin olacağı da ileri sürülmektedir. Diğer yandan davacı şirket vekili, iflas kararından sonra TOKİ’den 85.000 TL ve 317.000.00 TL hak edişin ödenmiş olduğunu, bunların iflas masasına girdiğini, ek temyiz dilekçesi ve ekindeki belgelerle bildirmiştir. Keza davacı şirketin bir kısım alacaklılarıyla da 25.04.2009 tarihli uzlaşma tutanağı yapılmış olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacı şirketin mali durumunun ıslahının mümkün olup olmadığı yönünde yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.