Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6022 E. 2010/3169 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6022
KARAR NO : 2010/3169
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıdan alınan malların bedelinin çek ile ödendiğini, müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmayan irsaliyesi olmayan faturaların müvekkilinden tahsil edildiği için 47.595,89,-YTL fazla tahsilat yapıldığının anlaşıldığını, ihtara rağmen bu miktarın geri ödenmediğini ileri sürerek satın alınmayan ve müvekkilinden fazladan tahsil edilen çek bedelleri karşılığı 47.595,89,-YTL’nin davalıdan temerrüt tarihi olan 20.2.2008 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin faturaya dayalı açık hesap sisteminde yürütüldüğünü, müvekkili şirketçe bir ay boyunca teslim edilen malların bedelinin ay sonu itibariyle cari hesap mutabakatı yapılarak çekle ödemenin alındığını, ticari ilişki sona erdikten sonra ortaya atılan bu iddianın tacir ciddiyeti ve basiretiyle bağdaşmayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının savunmasına ekli mutabakatın geçersiz olduğunu davacı iddia etmiş ise de, basiretli bir tacirin ne kadar mal aldığını, ne kadar ödeme yaptığını bilmeden mutabakat imzalamasının söz konusu olamayacağı, davacının bu mutabakat ile bağlı olduğu, buna göre ödenen borcun geri istenemeyeceği gerekçeleri ile davalı şirket temsilcisi tarafından eda edilen yemin de nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.